Yukarıdaki bireyi sanırım ukraynadaki olaylarla yakından uzaktan ilgilenen herkes görmüştür diye tahmin ediyorum. Ne diyordu bu videodaki kadın;

Ben bir Ukraynalıyım. Kiev'in yerlisiyim. Şimdi Maidan'da, şehrimin orta bölgesindeyim. Neden ülkemde binlerce insanın sokaklara döküldüğünü bilmenizi istiyorum. Tek bir sebebi var; bir dikdatörden kurtulup, özgür olmak istiyoruz.

İlerleyen cümlelerinde ise “sadece kendisine çalışan politikacıların, paralarını korumak için insanlara neler yapabildiğinden, belki yarın internet bağlantılarının, telefonlarının artık çalışmayacağından” bahsediyor ve videoyu paylaşarak Dünya’nın Ukrayna’da olan olaylardan haberdar olmasını ve kendilerini desteklemesini istiyor.

Hızlıca Taksim Dayanışma Platformu’nun 3 Haziran 2013 tarihinde yayınladığı şu yazıdan ilk paragrafı aşağıya ekliyorum.

7 gün önce İstanbul Taksim Gezi Parkı’nda kıvılcımı çakılan ve dalga dalga mahallelerden meydanlara tüm Türkiye’ye ve dünyaya yayılan direnişimiz milyonların ortak iradesini ortaya çıkardı. Halk kararını verdi! Gezi Parkı’na dokundurtmayacağız! Artık, Gezi Parkı, Taksim’dir, Reyhanlı’dır, Roboski’dir, 1 Mayıs’tır, emektir, doğadır, yaşamdır, özgürlüktür, faşist saldırılara ve devletin tüm baskılarına karşı demokratik bir ülkede yaşama iradesidir.

Ne demiş Taksim Dayanışma Platformu, benim de bir liberal olarak içinde bulunduğum “Gezi Eylemlerinin Amacı” hakkında?

  1. Faşizme karşı
  2. Özgürlük yanlısı
  3. Demokrasi yanlısı
  4. Bir de Gezi Parkı'nın yıkılması karşıtı bir eylemdir "Gezi Eylemleri".

Benzer mi? Benzer. Biz üzerine bir “Gezi Parkı” eklemişiz koruyacağımız, o kadar.

Ukraynalı’lar özgürlük istemiş, biz de özgürlük istemişiz.

Ukraynalı’lar faşist bir yönetim biçimine karşı durmak istemiş, biz de aynısını.

Ukraynalı’lar çürümüş hükümetlerinden kurtulmak istemiş, biz de… ( Taksim Dayanışmasının yukarıda linkli olan yazısının devamında mevcut. )

ve diğerleri işte anladınız olayın özetini uzatmıyorum.

AMA!

Gel gelelim, bizim sol medyaya göre(haber.sol.org.tr gibi), takip edenler farketmiştir, bizim ortak noktamız yokmuş.

Onlar sağ kesim, neo-nazi, ne yaptığının farkında olmayan, Amerika yalakası, dolduruşa getirilmiş insanlarmış? Neden. Çünkü içlerinde sol kesim yokmuş, sol kesim olmadan, halk ayaklanması diye birşey olmazmış…

Biliyor musun ufaklık, bizim halk ayaklanmamızda da iktidar tayfası yoktu aramızda. Kaç tane “cemaat” üyesi nurcu gördün aramızda sokaklarda biz derdimizi anlatmak için çırpınırken? İstersen STV’nin olayları yorumlayışını hatırlatayım sana ha?

Farkındasın değil mi Ukrayna’da şu an iktidarın, yolunu şaşırmış bir sol parti olduğunun? Çin gibi, Kuzey Kore gibi, bugüne kadar başarılı olmuş, “sol-ilerici” halk hareketlerinden pek farklı olmadığını biliyorsundur? Farkındasındır tabi, “sol-ilerici”sin sen çünkü.

Hatta biliyor musun, belki tarihi boyunca “sol”dan çekmiştir Ukrayna, belki senin tahmin ettiğin gibi eşitlik-adalet dağıtmak yerine, “sol” Ukrayna’yı köleleştirmiştir? SSCB döneminde Rusya’da politik bireyler sıcak evlerine, GAZ Chaika(Sadece devlet yetkililerine verilen bir araç, nasıl olsa bazıları daha eşittir değil mi ufaklık.)’larıyla giderken, tarlalarda, ahırlarda bir sonraki “vergi memuru ziyaretinde”, elinde çocuklarına yerecek gıda kalıp kalmayacağını hesaplamak zorunda kalmıştır Ukrayna halkı? Nereden mi biliyorum? SSCB’de elinden herşeyi alınmış, Türkiye’ye kaçtıkları güne kadar süründürülmüş bir aileden geliyorumdur belki. Ama yok bu da “sol”un suçu değildir zaten, nasıl ki Çin, Kuzey Kore gibi ülkelerdeki hiçbir problem “sol”un suçu değilse.

Neyse, konuyu daha fazla dağıtmadan kısaca Ukrayna’da olanlardan da haberdar olmanı istedim. İngilizcen varsa, yıllardır çabalanan Avrupa Birliği anlaşmalarının imzalanmaması dışında aslında olayların çıkmasına sebep olan ve bir çoğuna göre olayların bu kadar ilerlemesinin asıl nedeni, son yasa tasarısına şurdan bakabilirsin. Yoksa da bir iki maddesini yazsam yetecektir zaten anlamana, hatta tanıdık bile gelecektir,

  • İzinsiz çadır kurmaya, gösteriler yapmaya 15 gün hapis cezası.
  • Mahkemelerin senin hakkında sana savunma imkanı vermeden karar alabilmesi.
  • Barışçıl bir toplantı bile olsa katıldığın, maske takmana 15 gün hapis cezası verilebilmesi.
  • İnternet sansürü ve kullanım bilgilerinin devlet otoriteleriyle paylaşılması.

Senin zannettiğin gibi olay Avrupa Birliğine ve Amerikaya rest çeken hükümete karşı neo-nazilerin ayaklanması değil işte ufaklık. Belki öyle başladı, ama bugün öyle değil.

Nasıl ki “Gezi Parkı”na bir kere bile gitmemiş, İstanbul’dan nefret eden bir birey olarak, eylemlerde ben de vardıysam, bugün Kiev’de binler var Avrupa Birliğiyle ilgilenmeyen.

Ama şiddet var, neo-nazi ama dediğini duydum çoktan. Bilmem biliyor musun ama, o meydanda 2 aydan uzun süredir barışçıl eylem var. Partisiz, tarafsız ve bayraksız olan. Polisin saldırdığı. Ha o kısmı atlamışsın, buyur burdan oku.

Aralarında binlerce kilometre, bambaşka kültürler kadar mesafeler olsa bile, çok benzerler bu eylemler. Boş yere kandırma kendini, yayma üzerine düşünmediğin haberi.

Ha tabi, değinmeden geçmemek lazım, biz “Ethem”i öldürttük, neredeyse unuttuk.

Biz “Ali İsmail”i öldürttük, öldüreni belliyken mahkemeye zor çıkarttık. Ondan da bir sonuç almayacağımızı bilsek bile.

Onlar böyle yapmadı.

Hükümetin köpekleri üzerlerine uzun namluluk tüfekle ateş açtığında dağılmamaya gayret ettiler, şaşırmadın mı cesaretlerine. İlk kayıplarını verdikten sonra, o insanların bir hiç uğruna ölmediğine emin olmadan da dönmeyecek gibi gözüküyorlar baş koydukları yoldan.

İ. Melih Gökçek gidip reklam tabelası dikti hani “Ethem”in düştüğü yere, unutmadın değil mi? Üzerinden para bile kazanıyor şu an o tabelanın.

İşte o “Amerikan Köpeği” gördüğün, neo-nazi, kandırılmış insanlar bunu layık görmediler ölen arkadaşlarına!